Abstract
Osmanli Devleti’nde sipahi-koylu iliskileri her zaman Osmanli sosyal ve ekonomi tarihi arastiricilarinin inceledigi konulardan birisi olmustur. Ancak arsiv belgelerine dayali yerli arastirmalar, bu alanda batililar tarafindan yapilanlara kiyasla ihmal edilmistir. Bu durum yapilan calismalarin siklikla Oryantalist bir bakis acisiyla ele alinmasi sonucunu dogurmustur. Iste bu sebeple Osmanli timar sistemi daima Avrupa feodal duzeniyle karsilastirilmistir. Aslinda iki sistemin birbirinden farkliligi benzerliginden cok daha fazladir. Gerci Avrupa feodal duzeni Osmanli’daki bir duzenle kiyas edilecek olsa bu suphesiz timar sistemi olur; ancak bu kiyas Avrupalinin gozuyle sistemi anlama cabasindan ote gitmez. Kaldi ki bu anlama da cogu zaman bir yanlis anlama olur. Zira timarin feodaliteyle karsilastirilmasinin sebebi sipahi ile senyoru, koylu ile serfi karsilastirma ve anlama cabasidir. Ancak Osmanli Devleti’nin bircok kurumu gibi temel toprak yonetim ve vergi toplama sistemi olan timar sistemi de kendine ozgu ve kaynaklari itibariyle de batili olmaktan cok doguludur. Gercekten timar sisteminin kokenlerini kendisinden once bati toplumlarinda yasanan feodal sistemde degil Abbasilerdeki katia sisteminde veya Selcuklulardaki ikta sisteminde aramak daha dogru olur. Bu yapilanmalarin ortaya ciktigi her ulkede tabii olarak bu sistemin elemanlarinin iliskileri meselesi de gundeme gelmis; her ulkenin kendi ozel sartlari cercevesinde cok farkli mecralarda seyreden bu iliski gunumuz arastirmacilarinin cok ilgisini ceken bir konu olmustur. Makalede, Osmanli Devleti orneginde bu iliski; vergi veren-toplayan, yoneten-yonetilen seklinde belirtilmistir. Istilahtaki adiyla askeri-reaya iliskisi, nihayet konunun kendi adiyla ifade edecek olursak sipahi-koylu iliskisi ele alinmistir.
Citation
ID:
281839
Ref Key:
türkmenoğlu2021osmanl